Makaleler

Müşfik KENTER den Teknoloji çağı insanına...

hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
hiç vaktiniz yok
"fast live", "fast food", "fast music", "fast love"..
dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi...
dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar
size sesleniyorum...!
hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten, ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini ?
copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?... içinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?

sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman.
doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında ?...
koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda ?..
bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
hayat ıskalamayı affetmez !!!
keşkelerle, tühlerle baş başa kalmadan önce.

BEYNİMİZİ  KULLANMA KLAVUZU

   Başarının da mutluluğun da kaynağı beynimiz. Öğrenirken, konuşurken onu kullanıyoruz. Ancak çoğumuz beynimizi nasıl daha iyi çalıştırabileceğimiz üzerinde fazla kafa yormuyoruz.

   Descartes e göre iyi bir kafaya sahip olmak yetmez, onu iyi kullanmayı da öğrenmeli insan. Beynimiz elektro-biyo-kimyasal bir cihaz, bu kadar çok kullandığımız halde, nasıl çalıştığını bu kadar az bildiğimiz başka bir cihaz var mıdır acaba?

   Hafızanızdan şikayetçiyseniz, dikkatinizi toplayıp bir türlü konsantre olamıyorsanız, sık sık hatalı kararlar verip geçmişinizi keşkelerle dolduruyorsanız, okuma hızınız çok yavaşsa, sürekli kararsızlık halinde yaşıyorsanız, beyninizin nasıl çalıştığını bilemeden onu çalıştırmış olmanın muhtemel sonuçlarını yaşıyorsunuz demektir.

                                    İşte size bazı gerçekler..

1-İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık %10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, dışarı çıkıp bol oksijenli ortamda karar almayı deneyin.

 

2-Yürürken kolları sallamak, beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada ve kollarınızı sağa sola yürürken almaya ne dersiniz?

 

3-Yabancı dil öğrenme ve okuma beyni güçlendirir; bu nedenle her gün birkaç yabancı yada yerli yeni kelimeler öğrenip uygulayabilirsiniz, sözlükten yeni kelimeler öğrenebilirsiniz, alışveriş listesi yada telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.

 

4-Zihinsel antreman yapın. Bunun için başta sudoku olmak üzere çeşitli bulmacalar çözün. Satranç, dama  gibi akıl oyunları oynayın.

 

5-Zihinsel tekrarlarınızı  kırın. Bazen telefonu sol elinizle tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka yollardan gidin. En azından bir günlüğüne tv kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.

 

6-Kelime ve konuşma yeteneğinizi artırmak için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş ansiklopedisinden, birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin.

 

7-Hergün güzel bir resme, manzaraya veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.Beyninizi estetik görüntülerle besleyin.

 

8-Hergün sevdiğiniz bir müziği gözleriniz kapalı dinleyin. Bilim adamları klasik müziğin zekayı yedi puan artırdığını iddia etmektedirler.

 

9-Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatımız da ona göre şekilleniyor.Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.

 

10-İyi bir uyku beynimiz üzerinde önemli etkiye sahiptir.Günlük 8 saatlik kesintisiz bir uyku hem güne iyi başlamamızı hem de beynimizi iyi çalıştırmamızı sağlayacaktır.

 

11-Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun %2 sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin % 25 ini tüketmektedir.Oksijensiz kaldığımızda ölümü ilk gerçekleşen organ beynimizdir.Sürekli havadar ve açık yerleri tercin edin.

 

12-Beyin, kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarınıza göre çalışır. Beyninizin çalışma prensipleri hakkında doğru bilgiler edinin.

 

13-.Hayvanlar ve bitkilerle fazla vakit geçirin, hobileriniz beyninizi sürekli geliştirir.Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun. Farklı düşünce tarzları beyni geliştirir.

 

14-Beyninizi aktif kullanmayıp kendinizi sürekli tv ve bilgisayar başında pasif kılıyorsanız beyninizi köreltirsiniz. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler beyninizi geliştirmez.

 

15-Beyninize ne gönderirseniz onu alırsınız yani beyniniz sesinizin yankısıdır. Onun için, size yaralı ve anlamlı bilgi ve tecrübelerinizi beyninize gönderin.

 

16-Takip ettiğiniz gazete dergi gibi yazılı basın ürünleri de beyninizi  geliştirmektedir.

 

17-Beyninizin gelişmesi için mutlaka hobiler geliştirin resim, heykel, müzik gibi hobiler edinmek beynimizi geliştirmektedir.

 

18-Beyin içindeki düşünceler haritaya, dış dünya ise araziye benzer. Beyninizdeki iç düşünceler(harita) araziye yani dış yaşama uymadığında fikirlerimizin son kullanma tarihi geçmiş demektir.Kendinizi sürekli yenileyin…

 

19-Beynin en tehlikeli yanı ters çaba kuralına göre çalıştığı anlardır.Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirir.Buna ters çaba kuralı denir.Beyin odaklanılan hedef için çalışır; hedef olumsuz olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır. Örnek verecek olursak, topluluk önünde konuşma yaparken acaba heyecanlanacak mıyım diye düşünürseniz, korkunuz olmasın, heyecanlanacaksınız! Korkunuza değil konunuza odaklanın. Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil, başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.

 

20-Beyin kas sistemiyle değil elektro-biyo-kimyasal reaksiyonlarla çalıştığı için, kolumuz yada bacağımız  gibi fiziksel anlamda yorulmaz. Beyni yoran en önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.

 

21-Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bilgi geldikçe bu bilgilerden birini atar. Buna sihirli sayı kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklemesi durumunda, beynimiz servis dışı olur.Hayatımızın en büyük kararlarını alırken kafadan değil tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarpar gibi bir kağıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.

 

22-Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler ile aralarda sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Derslere kısa aralıklar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.

 

23-Einstain bir problemi yaratan zihni , aynı düzeyde çalıştırarak  o problemi çözemezsiniz” der. Yeni bir hayat için gereken yeni bir akıldır.en büyük tehlikede düşündüğünü yapmamak, yaptığı şey üzerinde fazla düşünememektir.

 

24-Beyin akıl yürütmede tıkandığında örneklerle akıl yürütür. Kendinize bir akıl önderi seçin ve onun zihnini kafanızın içi gibi düşünün. Mesela kararsız kaldığınız bir durumda Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı? Diye varsayımsal bir akıl yürütebilirsiniz.

 

25-Beyninizin arama motorlarına sizi başarıya programlayacak sorular sorun. Hayatta gelebileceğim en iyi yerde miyim? Tüm hayallerimi gerçekleştirmiş olsaydım hayatımda neler olurdu? Benim diğer insanlardan daha iyi yapabileceğim neler var gibi…

 

26-Siz neye inanırsanız beyniniz onu gerçekleştirmeye hizmet eder. Kendinizi ve hayatı nasıl tanımlarsanız, öyle algılarsınız. Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız aklınız bunun neden imkansız olduğunu ıspatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda (gerçekten inandığınızda) aklınız onu yapmak üzere çözüm bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar.

 

27-Kitap okumak güçlü bir beyin jimnastiğidir. Zihinsel performansınızı artırır.Yalanlamak ve reddetmek için okumayın, inanmak ve her şeyi kabul etmek içinde okumayın.tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için okuyun.

 

28-Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir.Uzun süren fiziksel hareketsizlik, zihinsel hareketsizlik yapar. Spor yapmaya ve fazla kilolarınızdan kurtulmaya, dikkat edin.

 

29-Yeni bir bilgiyi beynimize yüklerken o bilgiyi günümüzdeki olaylarla bağlantılar kurarak; mantıklı yada mantıksız hikayelendirme ve özdeşleşmeler yapmak kalıcı öğrenme sağlar…örneğin tarihi bir olayın yaşadığınız bir semtte gerçekleştiğini hayalinizde canlandırın yada; aşağıdaki kelimeleri ezberleyelim…

 Kar okul dilenci at masa kitap ağaç sınıf  şişe sınav

Bu kelimeleri ezberlerken hikayelendirme tekniği kullanabilirsiniz, işte size örnek; karlı bir günde okuluma giderken dilenciye rastladım. Tam sınıfa girdiğimde ağaç masamın üstündeki şişe üstünde durmaya çalışan atı gördüm gibi. Biliyorum size çok saçma geliyor ama kalıcı bilgi transferi için çok iyi bir teknik…

 

29-Beslenme düzeniniz beynin çalışma ritmiyle doğru orantılıdır. Öğün atlamadan beslenmeye, aparatif abur cubur beslenmemeye, tahıl ürünleri ve bol proteinli( et-süt- yumurta-balık gibi) gıdalarla beslenmeye dikkat edin.Ve günde en az 6 bardak su içmeye özen gösterin. Unutmayın ki insan beyininin % 78 i suyla kaplıdır ve su iyi bir zihinsel performans için gereklidir…

 

Beyninizi iyi kullanmanız dileğiyle….

 

Çocukları Pil ve Kimyasal Maddelerden

Dr. Mehmet Bilen, ev kazalarının çocuklarda ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini söyleyerek aileleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Çocukların eline geçen her şeyi ağzına götürmesinin hayati tehlike oluşturabileceğini kaydeden Bilen, "Genellikle dikkatsizlik sonucu para, boncuk, iğne, çengelli iğne, nazarlık gibi cisimler yutulur. Bunların çoğu mide ve bağırsak sistemini zarar vermeden terk eder. İğneler ise mide ya da mide çıkışında takılabilir. Bunlar endoskopi ya da cerrahi yolla çıkarılır." dedi. Küçük pillerin çok tehlikeli olduğunu da ifade eden Bilen, ağır metaller içeren pillerin midede takılması sonucu asit etkisiyle kısa sürede açılabileceğinin ve zehirlenmelere sebep olabileceğinin altını çizdi. Evlerde temizlik amaçlı kullanılan çamaşır suyu, yağ ve kireç çözücü gibi aşındırıcı maddeleri de çocukların yanlışlıkla içebildiğini vurgulayan Dr. Cem Mehmet Bilen, bunun açıkta satılan temizlik maddelerinin evde boş su ve meşrubat şişelerine doldurulmasından kaynaklandığını söyledi. Bu maddelerin ağız ve yemek borusunda yanığa yol açtığını anlatan Bilen, yemek borusu yanıklarının yutma güçlüğü ya da hiç yutamamayla sonuçlanabileceğini aktardı. Bilen, temizlik maddesinin yanlışlıkla içilmiş olduğu şüphesi durumunda bile en yakın sağlık kuruluşuna acilen başvurulması gerektiğine dikkat çerekek, biraz dikkat ve sabırla çocukları her türlü kazadan koruyup sağlıklı ve mutlu yaşamalarının sağlanabileceğini sözlerine ekledi. Mehmet Yatkın, Denizli

 

 

 

 

 



.:  Dökümanlar :.

GÜNCELLENİYOR...
 

.: Haftanın Konusu :.



.: ONLİNE İŞLEMLER.


ÖĞRENCİ YÖNLENDİRME


SENE SONU RAPORU

RANDEVU ALMA

ÖĞRENCİ RAPORLARI

GÜNCEL DÖKÜMANLAR


.: Anket :.

Anket

bir sorununuz olduğunda kiminle paylaşırsınız...

 ailemle ... [109]
 arkadaşlarımla... [94]
 öğretmenlerimle... [10]
 kmseyle paylşmam [116]
 

Copyright HAVZA R.A.M - Bu site T.C. HAVZA Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğüne aittir. - (Powered By Ay-Computer.de)